Karadeniz’e Dokunma ! ! !

Karadeniz’de HES çalışmaları devam ederken bir taraftan devlet Rize İdare mahkemesinin aldığı kararla kendini mahkûm ederek ÇED raporlarının alış süreçlerinin sadece prosedürden ibaret olduğunu itiraf etti. Karadeniz, kurtuluş yolunda emin adımlarla kararlıkla yürüyor, Karadeniz İsyandadır platformu bölgedeki yerelin isteklerine cevap verebilmek amacı ile büyük bir özveri ile çalışıyor her gün biraz daha büyüyor desteğimiz biraz daha artıyor.
Karadeniz’in Sesleri, HES’leri kesmek, Karadeniz’deki ekolojik ve kültürel tahribata son vermek için tepkimizi bir ağızdan dile getirmek için Karadeniz İsyandadır platformunun çağrısı ile 13 Şubat akşamı bir araya gelecek. Gün birlik olama ve dayanışma günüdür.

Gece Horonlarla başlayıp, horonlarla bitecek.
Bir kez daha HES’lere karşı Tulum, kemençe ve davulla İsyana duralım!

Türkçe, turkcheleşmesin !

Şöyle bir metinle karşılaştım:

“0ff aLam yhh héRqhéZDé 1 DaLqa herkesde 1 qayqaRa ustumé qhéLméyhın aRtıqh séssizLiqhDén ßıqhdm yasama sévıncm var ßiRaz 0nuDa éLimDén aLmasınLar hayaT saNa asLa pés éTmicm asLaa”

Dikkatli bir şekilde 4 5 kez okuduktan sonra tercümesi sanırım ki şöyle:

“Of Allah’ım yhh ( ? ) herkeste bir dalga herkeste bir gaygara ( ? ) üstüme gelmeyin artık sessizlikten bıktım. Yaşama sevincim var biraz. Onu da elimden almasınlar. Hayat sana asla pes etmeyeceğim.

Ancak şöyle olsa idi çok da tepkimi çekmezdi:

“Of allaam herkeste bi dalga herkeste bi gargara üstüme gelmeyin artık sessizlikten bıktım. Yaşama sevincim var biraz. onu da almasınlar elimden. Hayat sana pes etmicem.”

Her iki düzenlemeye rağmen, tam manasıyla bir anlam çıkartamıyorum doğrusu. Özellikle, “gaygaya” nedir hiç bilemedim. Yazı sahibinin 13 -17 yaş aralığında olduğunu düşünürsek, sessizlikten bıkması da pek enteresan doğrusu. Nasıl bir hayat yaşıyor olmalı diye düşündürüyor insanı. Hayata karşı pes etmemesi, savaşan bir kimlik kazanma fikri pek güzel. Ama bu halde mağlup olduğunun farkında değil sanırsam.

Bu arkadaşlarımıza okullarda nasıl bir eğitim veriliyor diye merak ediyorum. Tamam, imla kuralları konusunda gerçekten yetersiz, gerçekten duyarsız kalmalarına alıştık ama bu kadarını kaldıramıyorum. Belki bizim zamanımızda çok dikkat ediyorlardı böyle şeylere. Ondan mıdır Türkçe konusundaki hassasiyetim bilinmez.

Dahi anlamına gelen “de” nin ayrı yazılması hakkında onlarca geyik çevrilmesine rağmen, ısrarla birleşik yazılmasına, birleşik yazılanın ise hangi akıl ve mantık çerçevesinde ayrılıyor olduğuna yorum yapamıyorum. Hadi ayrı yazılan “de” ekinin sertleşmeye uğramayacağını da söyleyelim ki belki bir şeylere derman olur.

Oktay Sinanoğlu hocamızın “Türkçe giderse, Türkiye gider” sözünün tam İDRAKına ulaşmanız dileğiyle.

Google sadece bir arama motoru değil, aramanın motorlaşmasıdır.

Deveye sormuşlar neden boynun eğri ? Nerem google ki demiş. Belki öyle dememiştir ama yazıya başlamam için yeterli sebep teşkil etmiştir. Konumuz deve olmadığına göre çok da takılmamak lazım ayrıntılara. İlle de takılacaksanız gelin size google’ın güzelliklerini ayrıntılı şekilde anlatayım ( yazar burada alakasız cümle bağlaması yaptı. en iyi yaptığı işlerdendir, belirteyim.)

Noel Baba Gerçeği

En karizma adıyla Santa Claus olarak bilinen hacı dayımızın, yılın başına denk gelen günde çocuklara hediye bıraktığına inanılır. Doğru veya yanlıştır bilemem. İşin orasında da ( ayrı yazılan ) değilim zaten. Çocukluğu itibariyle yaz dönemlerinde harçlığını çıkarmak amacıyla ” Geyikçi Nikola ” ile birlikte geyik çiftliğinde çalışmış, akabinde geyiksever bir çocuk olarak büyüyedurmuştur. Geyikler oraya buraya pislediklerinde ” binicem üstüne, vurucam kırbacı” dediği her vakit Nikola tarafından azarlanmış ve hatta köteklenmiştir. Bu nedenle bünyesi dahilinde hayvan sevgisini, hayvanlaşmış insan nefretine dönüştürmesi pek zaman almamıştır. Kendisi gibi diğer mutsuz çocukların varlığı da ergen dönemlerinden bu yana içine işlemişti.

Kanal-i-zasyon

001Son yıllarda beyinsel anlamda büyük gelişim gösteren Türk sinema sektörünün en yeni filmlerinden biri kanal-i-zasyon. Filmin konusu resmi web adresi olan ” www.kanalizasyonfilm.com ” da şöyle özetlenmiş:

Film, Kanal-İ’nin bulunduğu binada cam silme görevi yapan saf bir cam silici olan İmdat Bayram’ın (Okan Bayülgen) hikayesini anlatıyor.

Cam siliciliğinden genel müdürlüğe ve Türkiye’nin rating rekortmeni bir yapımcısına dönüşen İmdat’ın hikayesi, televizyon kanallarındaki ilginç ve absürd televizyon şov ve programlarını hicvetme amacı taşıyor.

Barış Bilgen

n666456084_2350196_5302014Kısaca azizim diye seslendiğim, Deja-Vu isimli Türk Rock grubunda profesyonel davul kullanıcısı olarak görev almış şahsiyet. Mizahi yetenekleri davulculuğunun pek fazla önüne geçmiştir kanımca. Öyle ki güldürürken düşündürme eylemini aşıp, düşündüklerimiz için gülmemize yol yapan bir şahsiyettir kendisi. Kanadadadada ( her seferinde takılıyorum ) eğitim ve öğrenim hayatını sürdürmektedir. Penguen hayvanına yönelik sevgisi nedeniyle buzul ülkeleri tercih ettiğini düşünmüşümdür hep.